İçeriğe geç
Sahn-ı BA; Besmelenin Avlusu
TREN
SAHN.BA

RUYAH > VAHYÎ SABİTELER VE HUDUTLAR

Sabiteler yönümüzü; hudutlar nerede durmamız gerektiğini bildirir.

İnsan yeryüzünün mutlak sahibi değil; kul, emanet ve hesap sahibidir. Bilgisi, gücü ve ürettiği teknoloji ona sınırsız müdahale hakkı vermez. Kur’an ve Sünnet yönü ve temel hudutları bildirir; RUYAH bu istikameti çağın meselelerinde anlamaya ve yaşamaya çalışan beşerî çabamızdır.

İnsan yapabilir; fakat her yapabildiğini yapma hakkına sahip değildir. anlatım görseli

Ana fikir

İnsan yapabilir; fakat her yapabildiğini yapma hakkına sahip değildir.

Kur’an-ı Kerim ve sahih Sünnet insanın kulluk, emanet ve sorumluluk makamına istikamet verir. İnsan bu istikamet içinde anlamaya, karar vermeye ve üretmeye çalışır. Fakat kendi yorumunu vahyin yerine, gücünü hakkın yerine veya ürününü hakikatin yerine koyamaz.

Sabiteler yönü korur; hudutlar taşkınlığı önler; tecdid hayatın değişen meselelerine cevap arar.

Önce insanın yerini bil

Ayet ve hadis bir ürünü kutsamak için değil; insanın makamını ve sorumluluğunu hatırlatmak için temel alınır.

RUYAH'ın kaynak kapısı önce teknolojiye ne yapacağımızı değil, o teknolojiyi kullanan insanın kim olduğunu sorar.

01

İnsan kuldur

Bilgisi ve gücü artsa da mutlak hüküm, mülkiyet ve tasarruf sahibi olmaz; haddini bilmekle mesuldür.

02

İnsan emanet taşır

Beden, aile, çocuk, tabiat, bilgi, mal ve imkân sınırsızca tüketilecek nesneler değil; hesabı taşınacak emanetlerdir.

03

İnsan karar ve sonuçtan sorumludur

Bir makine öneri verebilir; fakat niyetin, hükmün, yayının ve ortaya çıkan zararın hesabı makineye devredilemez.

04

İnsan üretimi hataya açıktır

Tefsir, bilim, kurum, yazılım veya model doğruya yaklaşabilir; yine de tetkik, tashih ve gerektiğinde terk yoluna açık kalır.

Kur’an'ın lafzı, Türkçe anlamlandırma, RUYAH açılımı ve bizim uygulama tercihimiz aynı şey değildir. anlatım görseli

Kur’an ile Kur’an hakkındaki sözümüzü ayırmak

Kur’an'ın lafzı, Türkçe anlamlandırma, RUYAH açılımı ve bizim uygulama tercihimiz aynı şey değildir.

Kur’an-ı Kerim Arapça aslında Kur’an'dır. Türkçe ifadeler, tefsirler ve açıklamalar insanın dili, ilmi, zamanı ve usulü içinde ortaya çıkan anlama çabalarıdır. RUYAH bu çalışmalardan faydalanır; fakat hiçbirini vahyin kendisi veya bütün anlamı tüketen son söz saymaz.

Vahiy ile vahiy hakkındaki insan sözünü; sabite ile çağdaş uygulama tercihini ayırmak RUYAH'ın temel ADAB'ıdır.

İki farklı soru

Sabite “Neye bağlı kalacağım?”; hudut “Nerede duracağım?” sorusuna cevap verir.

Sabiteler yönü, maksadı ve insan anlayışını korur. Hudutlar ise bu istikamette ilerlerken bilgi, güç, müdahale ve davranışın taşkınlığa dönüşmesini önler.

01

Neye bağlı kalıyoruz?

Vahyî sabiteler

Kulluk, emanet, adalet, maksat, fıtrat, hakikat ölçüsü ve insanın mesuliyet makamı için kaynak istikametidir.

  • Kaynak ve hakikat ölçüsü
  • Kulluk, emanet ve hesap
  • Fıtrat, adalet ve maksat
  • ADAB ve kurucu ilkeler
02

Neyi aşmıyoruz?

Vahyî hudutlar

Bilgi, hüküm, müdahale, mahremiyet, hak, nesil, beden, mülkiyet, zarar ve adalet alanlarında korunan sınırdır.

  • Helal-haram ve zarar duyarlılığı
  • Mahremiyet, çocuk ve nesil
  • Beden, mülkiyet ve hak
  • İnsan, makine, veri ve temsil hududu

Ayet ve hadis nasıl kullanılır?

Kaynak insanın yerini ve hududunu açıklar; bizim ürünümüzü kutsayan bir etikete dönüşmez.

Bir yazılımın, modelin, oyunun veya kurumun ayet ve hadis tarafından doğrudan doğrulandığını iddia etmeyiz. Kaynak istikameti verir; insan üretimi ise hata ve tashihe açık temsil olarak kalır.

01

Temel insan ve hudut sayfalarında

RUYAH, SIDRA-MA, Sabiteler-Hudutlar ve insanın emanet makamı gibi kapılarda kaynaklı ve tetkikli Vahyî Açılış kullanılabilir.

02

Kaynak görünür olmalıdır

Arapça asıl, sûre ve ayet bilgisi veya rivayet kaydı, Türkçe anlamlandırmayı hazırlayan kaynak, bağlam ve tetkik izi birlikte gösterilir.

03

Ürün ayetle doğrulanmaz

Veri seti, model, yazılım, oyun, kurum veya program için ayet-hadis kutusu ürün onayı gibi kullanılmaz; amaç, sınır, kaynak, insan sorumluluğu ve tashih yolu açıklanır.

04

Türkçe sözün sahibi belirtilir

Türkçe ifade Kur’an'ın kendisi veya bütün anlamının eksiksiz karşılığı gibi sunulmaz; onu hazırlayan kişi veya kurum ve kullanılan sürüm belirtilir.

Kaynak nasıl yayımlanır?

Kaynağı, bağlamı ve ilmî tetkiki tamamlanmayan Vahyî Açılış yayımlanmaz.

Bu süreç dinî sözü yavaşlatmak için değil; yanlış kesinliği, kaynaksız aktarımı ve kurumsal yorumun vahyin kendisi gibi görünmesini önlemek için çalışır.

  1. 01

    Kaynak seçimi

    Ayet, rivayet, tercüme ve ilmî bağlam için doğrulanabilir kaynaklar belirlenir.

  2. 02

    Fıkıh ve Usul tetkiki

    Kaynak, bağlam, ilişki türü ve çağdaş uygulama iddiası yetkili heyet tarafından incelenir.

  3. 03

    Katmanlar ayrılır

    Vahiy, Türkçe anlamlandırma, tefsir, RUYAH açılımı ve uygulama örneği ayrı başlıklarla gösterilir.

  4. 04

    Tetkik izi korunur

    Tetkik eden, tarih, kaynak sürümü, sonraki inceleme ve düzeltme notu kayıtlı olmadan yayın verilmez.

Buradan devam et

Kaynağa bağlı kalmak, insanın kendi anlayışını mutlaklaştırması değildir.

Hakikat ve Temsil insan üretiminin sınırını; Sabiteler ve Tecdid ise değişen dünyada yönümüzü kaybetmeden nasıl hareket edeceğimizi açıklar.